Ceza Hukuku, hukuk ofisimin yürütmekte olduğu asıl hizmet alanıdır.
- Cezai Yargılama sürecini başlatma ile ilgili hukuki hizmet
- Soruşturma Evresi hukuki yardımları (dilekçe ve danışma hizmetleri)
- Kovuşturma Evresi hukuki yardımları (dilekçe ve danışma hizmetleri)
- Dava dosyası inceleme suretiyle hukuki danışmanlık
- Ağır Ceza Mahkemesi (Sanık/Müdahil vekilliği)
- Asliye Ceza Mahkemesi (Sanık/Müdahil vekilliği)
- Çocuk Mahkemesi (Sanık/Müdahil vekilliği)
- Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi (Sanık/Müdahil vekilliği)
Ceza yargılamasına dahil süreçlerle ilgili hukuk yardım ve temsil edilme talepleriniz hakkında iletişim bölümündeki iletişim formunu doldurunuz veya e-mail/telefon yoluyla iletişime geçiniz. Bu takdirde sizlere en yakın sürede yanıt verilecektir.
Aile Hukuku ve Boşanma Davaları
Aile Hukuku ve Boşanma Davaları, ofisimizin ağırlıklı olarak çalışmakta olduğu alanlardan biri olup bu hususlarda hukuki danışmanlık hizmeti, dava takibi ve temsil hizmeti verilmektedir.
Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri sayılmıştır. Bunlar özel boşanma nedenlerinden olan
- Zina,
- Hayata kast,
- Pek kötü veya onur kırıcı davranış,
- Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme,
- Terk,
- Akıl hastalığı,
- Genel dava sebeplerinden Evlilik birliğinin temelden sarsılması (şiddetli geçimsizlik)
şeklindedir.
Anlaşmalı Boşanma – Çekişmeli Boşanma
- Anlaşmalı boşanma,
- Çekişmeli boşanma,
- Nafaka davası,
- Velayet davası,
- Velayetin değiştirilmesi davası,
- İddet süresinin kaldırılması
gibi konularda danışmanlık ve açılacak olan veya açılmış olan davalar için temsil hizmeti verilmektedir.
Boşanma davası ile ilgili sorularınızı iletişim formu, telefon veya e-posta yolu ile iletirseniz en kısa sürede sizlere cevap verilecektir.
Bilişim Hukuku ve Bilişim Suçları
Bilişim hukuku ve bilişim suçları alanında bilişim avukatı olarak İzmir’de hizmet vermekteyim. Bilişim konulu bir davaya bakarken mutlaka bilişim uzmanlarıyla birlikte çalışıp dava dosyasına hazırlanıyoruz. Bilişim suçları avukatı arayışınız için iletişim kanallarımızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bilişim sektöründe çalışmakta olan yazılım ve bilişim şirketlerine sözleşmeler ve karşılaştıkları diğer hukuksal konularda danışmanlık hizmetimiz bulunmaktadır. Ayrıca hizmet sektöründe birçok farklı alanda çalışan firmaların bilişim ve yazılım firmaları ile yaptıkları işlerde yazılım firmalarına karşı hukuki müşavirliğini yürüttüğüm firmaların haklarını sözleşmelerden başlayarak sonuna kadar korumaktayım. Firmalar arasında bilişim ile ilgili doğabilecek anlaşmazlıklar konusunda dava sürecini birçok deneyimimden yola çıkarak yürütmekteyim.
Bilişim avukatı olarak hizmet verdiğim bilişim hukuku ve bilişim suçları şu şekildedir:
- İnternet ortamında doğan her türlü hukuki uyuşmazlığın çözümü konularında hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti
- Freelance Çalışanların Hukuki Sorunları
- Siber Suçlar
- Kimlik Hırsızlığı
- Başkasının Adına Sahte Sosyal Medya Hesabı Açmak, İnternet Sitesi Kurmak veya E-mail Açmak
- Kişisel sosyal medya hesaplarının izinsiz ele geçirilmesi ve bu suretle gerçekleştirilen eylemler
- Şirketlere yönelik haksız rekabete sebep olan yazı, fotoğraf, video vb. içeriklere erişimin engellenmesi
- İnternet sitesindeki kişilik haklarını ihlal eden içeriklerin kaldırılması
- Pornografik İçerikler Yayınlamak
- Bilgi Güvenliği ve Kişisel Verilerin Korunması
- Müstehcen Verilerin Bulunduğu İnternet Siteleri Hakkında İşlemler
- Başkalarının Adına İzinsiz Bankacılık İşlemleri Yapmak, Bilgilerini İzinsiz Ele Geçirmek ve Kötüye Kullanmak, Kredi Kartını İzinsiz Kullanmak
- Kredi kartı dolandırıcılıkları hakkında savcılık şikayeti ve davaların yürütülmesi
- Kişisel veya Kurumsal Bilgisayarlara İzinsiz, Dolaylı ya da Direkt Olarak Erişim Sağlamak, Veri Almak
- Casus Yazılım Üretmek ve Bunları Yaymak
- Kişilerin Görüntülerini ya da Verilerini Ele Geçirerek Maddi Çıkarlar Doğrultusunda Şantaj Yapmak veya İzinsiz Kullanmak
- İnternet Kullanımı Üzerinden Gerçekleştirilen Tehdit ve Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Eden Eylemler
- Bilişim Sistemi Aracılığıyla Hukuka Aykırı Yarar Sağlama Suçu
- Bilişim Sisteminin Kullanılması Yoluyla İşlenen Dolandırıcılık Suçu
- Bilişim Sisteminin Kullanılması Yoluyla İşlenen Hırsızlık Suçu
- Domain (Alan Adı) Uyuşmazlıkları ve Dolandırıcılığı
- Hukuka Aykırı Olarak Bilişim Sistemine Girme ve Sistemde Kalma
- Kişisel Verileri Verme veya Ele Geçirme Suçu
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Kaydedilmesi Suçu
- Bilişim Sistemini Engelleme, Bozma ve Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu
- Verilerin Yok Edilmemesi Suçu
- Bilişim sistemine ait cihazların sabote edilmesi
- Yazılım şirketlerine ait yazılımların izinsiz ele geçirilmesi ve kullanılması
- Şirketlere karşı marka karalama veya kötüleme gibi kimi eylemlerin gerçekleştirilmesi
- Dijital reklamcılık
- Bulut Bilişim
Siz de kişisel veya tüzel kişiliğinizle bu alanlardan herhangi birisi ile ilgili bir sorun yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bizimle iletişime geçin.
İnternet Hukuku ve İnternet Suçları
İnternette karşılaştığınız sorunlarla ilgili avukatlık büromuza başvurabilir ve internet hukuku alanında avukatlık ve danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.
Hukuk ve İnternet Suçları
İdil Su Aydın Avukatlık Bürosu Manavkuyu’daki ofisiyle şirketlere ve şahıslara dava ve icra takibi, hukuki danışmanlık hizmetleri sunar. İnternette işlenen suçlar alanında bilişim avukatı olarak İzmir’de hizmet vermekteyim. Sır saklama yükümlülüğü temel anlayışı ile hareket ederek müvekkilleri ile ilgili her türlü bilgi, belgeyi yasal zorunluluklar dışında hiçbir şekilde bir üçüncü kişi ile paylaşmamayı temel ilke haline getirmeyi ilke edindim. Aynı zamanda büromuz ile vekâlet ilişkisini de bir üçüncü kişi ile paylaşmamayı ilke edinerek avukatlık mesleğime sadakatim uzmanlığım haline gelmiştir.
İnternette işlenen suçlar ve bilişim suçları avukatı arayışınız için web sitemizdeki iletişim kanallarımızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Suç Nedir?
Suç hukuk terimi olarak hukuk düzeni tarafından yapılması yasaklanmış, ancak düzeni bozacak fiiller yapıldığında da devlet tarafından ceza veya güvenlik tedbiri şeklinde bir yaptırım uygulanan fiilleri ifade eder. Bu terim ceza hukuku düzeninden, yani ceza kanunundan kaynaklanır.
İnternet Ortamında Kişilik İhlali
Kişilik hakkına yapılan tecavüzler manevi zarar meydana getirir. Ancak dolaylı maddi zarar da oluşturabilir. Kişilik hakkı zamanaşımına uğramaz ve hak düşürücü süreye bağlı değildir. Kişilik hakkına tecavüzden doğan alacak hakkı zamanaşımı süresine tabidir. Ancak internet aracılığıyla doğrudan bir ihlal mümkün değildir. Yani fiziksel, maddesel bir olay olamaz. Oysa resim ve ses, bir kişinin özelliklerini betimler ve onu adeta sembolleştirir. Yargıtay kararlarına göre resim ve ses, görüntü kişilik hakları kapsamındadır. Dolayısıyla hiç kimse yasalara aykırı şekilde bir başka kişinin resmini çekemez, yapamaz; sesini veya görüntüsünü kaydedemez ve yayınlayamaz, teşhir edemez, kullanamaz. Bu isim için de geçerlidir. Çünkü isim kişiyi gösterdiği gibi ailesini de sembolleştirir. internet aracılığıyla kişilik haklarına yapılabilecek tecavüzler şu şekilde sıralanabilir:
- Bir sistemdeki gizli bilgileri hileli yollarla almak,
- Müstehcen içerikli maillerle insanları rahatsız etmek,
- Sistemin kaynaklarını kullanıp sistemi yavaşlatmak
- Arka arkaya e-mail göndererek başkalarının kutularını doldurmak
- İnternet sitelerinde yazı ve resim yoluyla, kişinin gerek şeref ve haysiyetine saldırı,
- İsim hakkına bir tecavüzü (domain çalmak)
- Elektronik sabotaj
- İnternet sitelerindeki yayınlar aracılığıyla kişilik haklarına tecavüz
- Aldatıcı reklamlarla kişilik haklarına tecavüz
- İzinsiz yayınlanma
- Videosu izinsiz çekilip izinsiz yayınlama
Bu ve benzeri istenmedik durumlar yaşanıyorsa aşağıdaki yollara başvurulur:
İnternet Suçları
- Kimlik çalma, kimlik bilgilerini taklit etme
- Organ hırsızlığı
- Çocuk istismarı
- Banka bilgilerini çalma, kullanma
- Müstehcenlik
- İntihara yönlendirme
- Başkasının bilgisayarına izinsiz girme, bilgilerini çalma
- Terör
- Uyuşturucu alım-satımı
- Pornografi
- Fuhuş
- Hacking
- Ticari sırların çalınması
- Sahte kişilik oluşturma ve kişilik taklidi gibi suçlar internet üzerinde işlenen suçlardır.
Kişilerin kendi sağlığı ve vücudunun kontrolünü elinde bulundurması kendisinin rızası olmadan herhangi bir tıbbi müdahaleye veya herhangi bir deneysel müdahaleye tabi olmamasına sağlık hakkı denir. Kişilerin sahip olduğu bu sağlık hakkının korunması ve bu haklardan yararlanması sağlık hakkı ile ilgili olan hizmetlerin düzenlenmesi önleyici sağlık hizmetleri birey ve toplumun korunması birey ve bireyin sağlık hizmeti almış olduğu sağlık kuruluşları arasındaki ilişki gibi durumların hak sorumluluk ve yükümlülüklerini düzenleyen hukuk dalına sağlık hukuku denir. Sağlık hukuku toplum içerisindeki bireylerin sağlık bakım ve benzeri hizmetlerden yararlanma haklarını kişilerin bu sağlık bakım hizmetlerinin düzenlenmesi bununla ilgili olarak önleyici sağlık hizmetlerinin sağlanması sağlık hukukunun uğraş alanına girer. Sağlık hukuku ile ilgili olan uyuşmazlıklarla Sağlık Hukuku Avukatları ilgilenir. İzmir sağlık hukuku avukatı olarak hukuk büromuzla iletişime geçerek sağlık ve tıp hukuku alanında detaylı bilgi alabilirsiniz.
Sağlık hakkı tüm dünyada kişileri sağlanması gereken bir haktır. Bununla birlikte sağlık hakkı insan hakları evrensel bildirgesi içerisinde yer almaktadır. İnsan hakları evrensel bildirgesi içerisindeki hükümlere göre sağlık hakkı her kişinin gerek kendisinin gerekse ailesi için mesken yiyecek giyim tıbbi bakım gerekli olan sosyal hizmetler dâhil olmak Üzere bu kişilerin sağlığı ve refahını sağlayacak uygun bir yaşam seviyesinde ve sakatlık ihtiyarlık dulluk hastalık işsizlik ya da geçim imkânlarının iradesi dışarısında bırakılmasına neden olan diğer durumlarda korunması sağlayacak hakkı vardır.
Sağlık hakkının evrensel boyutunun yanı sıra ülkemizde de sağlık hakkı ile ilgili birçok düzenleme yer almaktadır. Bununla birlikte sağlık hakkı anayasal bir haktır. Temel haklarımızın yer aldığı anayasa içerisinde sağlık hakkına yer verilmiştir. Sağlık hukuku avukatı İzmir için de bizden destek alabilirsiniz.
Anayasada yer alan sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması başlığı altındaki 56. madde içerisinde sağlık hakkı ile ilgili olan hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlere göre her kişi sağlıklı ve dengeli bir çevre içerisinde yaşama hakkına sahip olmaktadır. Çevreyi geliştirmek çevre sağlığının korunmasını sağlamak ve çevrenin kirlenmesini önlemek devletin ve devlet içerisinde yaşayan vatandaşların ödevidir. Devlet her kişinin yaşamını beden ve ruh sağlığı içerisinde sürdürmesine olanak sağlamak insani ve maddi güçteki tasarruflarda bulunarak verimi arttırarak işbirliğini gerçekleştirme amacıyla sağlık kuruluşlarını tekelden planlayıp hizmet verilmesini düzenler. Devlet üzerine düşen bu görevi kamu kesimlerinde ve özel kesimlerinde Yer alan sağlık kurumları ve sosyal kurumlardan yararlanarak ve onları denetleyerek yerine getirir. Yani devletin görevini yerine getirmek amacıyla com kesimlerindeki özel kesimlerdeki sağlık ve Sosyal kurumlardan yararlanması mümkündür. Bununla birlikte devlet yararlanmış oldu kamu ve özel kesimlerinde sağlık ve sosyal kurumların denetlenmesinde kendisi yapar. Sağlık hizmetlerinin yaygın Bir şekilde yerine getirilmesi amacıyla kanunun içerisinde genel sağlık sigortası kurulması mümkündür.
Toplum sağlığının korunmasının sağlanması ve bu amaçla gerekli önlemlerin alınması ve bu önlemlerin uygulanması bununla birlikte önlemlerinin uygulanmasını sağlayacak görev ve yetkilerini yaptırımların düzenlenmesi kamu sağlığı açısından önem teşkil eder. Kamu sağlığın korunması görevi devlete aittir. Devlet vatandaşların sağlıklarını korumak amacıyla gerekli önlemleri ve tedbirleri alma bununla birlikte gerekli olan düzenlemeleri yapma yükümlülüğü altındadır. Devletin sağlanmış olduğu bu hizmet Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya da bunların denetimleri altında genel ve ortak gereksinimlerini karşılamak kamu yararı veya çıkarını sağlamak amacıyla yapılmış olan ve topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinliklerden oluşur. Anayasamızda da yer alan kamu sağlığı ayrı yasalar içerisinde de korunmaktadır. Özel kanunlar içerisinde de kamu sağlığı ile ilgili olarak özel düzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel kanunlar içerisinde en eski kanun umumi Hıfzıssıhha kanunudur. Bu kanun ile genel olarak toplum içerisinde bulaşıcı hastalıklardan toplumun korunması ve toplum için sağlık bilgisi kurallarının oluşturulması Toplum içerisinde yer alan hastalıkların erken teşhisinin yapılması ve kişilerin erkenden tedaviye alınması için alınması gereken tedbirler bu yasa ile düzenlenmiştir.
Sağlık hukukunda bilinmesi gereken bazı kavramlar vardır. Bu kavramlar sıklıkla karşımıza çıkan ve sağlık hukukunda yer bulmuş kavramlardır. Tıbbi müdahale, komplikasyon endikasyon malpraktis sağlık hukuku içerisinde bilinmesi gereken kavramlar arasında yer alır.
Sağlık hukuku avukatı arayışınız varsa tıp hukuku alanında detaylı hizmet veren avukatlık büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
İş hukuku ofisimizin ağırlıklı olarak hizmet vermekte olduğu bir diğer alandır. İş hukukuyla ilgili işçi ve işverenlere birçok farklı konuda iş hukuku avukatı olarak hizmet verilmektedir.
İş hukuku konulu hizmet verdiğimiz dava türleri ve diğer hukuki danışmanlık faaliyetlerimiz aşağıdaki gibidir:
- İşçi ve işveren haklarını koruyan iş sözleşmelerinin hazırlanması,
- İşe iade davası,
- Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve fazla mesai ücretlerini talep,
- Yarı zamanlı veya tam zamanlı çalışma ücretleri, yıllık ücretli izinler, doğum izinleri konularında danışmanlık hizmeti,
- İşçinin yaralanma, ölüm ve iş görmezlik durumları,
- İşverenin kusursuz sorumluluğu,
- İşçinin kusurları,
- Hizmet sözleşmelerinin haklı veya haksız sebeple feshi durumları,
- Eksik ödenen veya hiç ödenmeyen işçi alacakları, işçi tazminatları
gibi konularda danışmanlık hizmeti ve davalarda temsil hizmeti verilmektedir.
İşçi – işveren uyuşmazlıkları hakkında telefon, iletişim formu veya e-posta yoluyla sorularınızı yöneltmeniz halinde en kısa zamanda cevap verilecektir.
Maddi hukuktan kaynaklanmış olan taleplerin devletin yetkili organları tarafından ve devletin gücü kullanılarak gerçekleştirilmesine hizmet eden faaliyetin tümü cebri icra faaliyetini oluşturur. Bununla ilgili olarak kuralları düzenlenmiş olan hukuk dalı ise cebri icra hukuku veyahut takip hukuku olarak adlandırılır. Takip hukuku veyahut cebri icra hukuku üst bir kavram olmakla birlikte genel bir kavramdır. Günümüzde bu kavramlara icra ve iflas hukuku denir. İcra ve iflas hukuku takip hukukuna karşılık gelmekteyse de aslında icra ve iflas hukuku takip hukuku içerisinde yer alan alt bölümleri oluşturur. Bunların dışında iflas anlaşması, tasarrufun iptali davası, ihtiyati haciz de takip hukuku içerisinde düzenlenen kavramlardır.
Cebri icra çeşitleri kanun içerisinde ikiye ayrılmıştır. Bunlar cüzi icra (icra takibi) ve külli icra yani iflas takibidir. Ayrıca icra iflas hukuk davalarına bakan avukatlara da genelleri icra avukatı denmektedir. İzmir icra avukatı olarak hukuk büromuz da tüm icra davalarına icra avukatlık hizmeti vermektedir.
İcra Takibi (Cüz’i İcra)
İcra takibi içerisinde borçlu olanın karşısında bir veya birkaç alacaklı yer alır. Borcu olanın mal varlığına dâhil olan şeylerden biri veya birkaçı cebri icranın konusunu oluşturur. Alacaklı olan kişi borçluya karşı takip yapar. Eğer takip kesinleşirse borçlunun alacağa yetecek kadar olan miktar mali haciz edilir. Satıldıktan sonra alacaklının alacağı ödenir. Eğer bu işlemden geriye artan para miktarı varsa bu borçlu olan kişi iade edilir. Bu durumda yer alan her alacaklı kişi Her borçlu kişiye karşı bu icra prosedürünü işletme hakkına sahiptir. Bununla birlikte icra takibi içerisinde çeşitli ayrımlar vardır. Bunlar ilamlı icra ve ilamsız icra olarak sıralanabilir. İlamlı icrada bir kişinin hakkı yerine getirilmez ise veya ihlal edilmiş ise bu kimse mahkemeye başvurarak bu ihlalin önüne geçilmesini veyahut hakkının iade edilmesini talep eder. Eğer Mahkeme yapmış olduğu yargılama sonucunda talepte bulunmuş olan kişi lehine karar verir ise davalı tarafın bunu yerine getirmesi gereklidir. Bununla birlikte davalı mahkeme kararının gereklerine gönüllü olarak yapmazsa alacaklı olan taraf icra dairesine başvurup ilamın gereğinin yerine getirilmesini talep eder. Bununla birlikte borçluya bir icra emri gönderilmiş olur. Borçlu olan kişi kendisine verilen süre içerisinde icra emrine uygun olarak davranış sergilemez ise icra emrinin konusu olan borç kanun içerisinde öngörülmüş olan şekiller ile zorla yerine getirilir. İlamlı icra takibinde daha önce mahkemede bir yargılama yapılmış olması söz konusu olduğundan borçlu olan kişinin savunma ve takibi engel olma imkânı oldukça sınırlı olur. Borçlu olan kişinin kural olarak bu takibi karşı koyması ve bu takibi durdurulması olağan değildir. Alacaklı olan kişi borçlu olan kişiye karşı konusu para olan veyahut konusu para olmayan tüm istekleri için bu yola başvurma hakkına sahiptir. Bununla birlikte konusu para olmayan yani paradan başka bir şeye karşılık gelen alacaklar için alacaklı olan kişinin İlamlı icra yoluna başvurma zorunluluğu vardır.
İcra takibinde Yer alan bir diğer ayrım ise ilamsız icradır. İlamsız icra dışında yer alan sadece para ve teminat alacakları için İlamsız icra yolu ile takibin yapılması mümkündür. Burada alacaklı olan kişinin alıcının mahkeme ilamı ile tespit edilmesi ve hüküm altına alınması gerekmez. Alacaklı olan kişi doğrudan icra dairesine başvurarak borçlu olan kişiye karşı takip yapma hakkına sahiptir. Bununla birlikte genel haciz yoluyla takip de alacaklı olan kişinin elinde herhangi bir belge bulunması da şart değildir. İlamsız icra takibi yoluna başvurabilmek için kişilerin bir başka kişiden alacağı olmasına gerek yoktur. Yani bir başka kişiden alacağı olmayan kişiler dahi İlamsız icra yoluna başvurma hakkına sahiptir. Fakat ilamsız icra takibinin sonuçlanabilmesi için borçlunun takibi itirazının olmaması gerekir. Eğer borçlu bu ilamsız takip yolunda kendisine karşı yürütülmüş olan takibe itiraz edip Bu ilamsız takibin sonuçlanmasına engel olmak istiyorsa borçlu ya bu imkân tanınmıştır. İlamsız icra yolu para ve teminat alacakları için öngörülmüş olsa da kanun içerisinde özellikle kira alacağının ödenmemesi ve kira süresinin sona ermesi durumlarında tahliye talebi için İlamsız icra yoluna başvurulabilmesi mümkündür.
İflas (Külli İcra)
Külli icra da yani iflasta, cüzi icradan yani icra takibinden farklı olarak borçlu olan kişinin karşısında tüm alacaklıları yer alır. İflas takibinin konusunda borçlunun tüm mal varlığı olur. Borçlunun karşısında tüm alacaklıları bulunur ancak iflas takip yoluna tüm borçlular için değil iflasa tabi olan borçlular için başvurulur. İflas takibine iflasa tabi olan borçlular için girildiğinden iflas hukukunun uygulama alanı icra hukukuna göre daha dar bir alanı oluşturur. İflas takibinde borçlu olan kişinin bütün mal varlığı satılır ve bu mal varlığından elde edilmiş olan para ile borçlunun bilinen tüm alacaklılarının alacakları ödenir. Bunun sonucu olarak artan bir para kalırsa borçlu olan kişiye verilir. İflas takibinde alacaklılar arasında eşitlik söz konusudur. Borçlu olan kişinin Malvarlığı alacaklı olan kişilerin alacaklarına tam olarak karşılık gelmezse kanunda düzenlenmiş şekilde para alacaklılar arasında alacaklıların alacakları oranında paylaştırılır.
Kanun içerisinde icra takibi ve iflas takibi olarak İki takip yolu düzenlenmiştir. Bu takip yollarının dışında da kanun koyucu geçici hukuki koruma olarak çeşitli kurumlar ve ceza hükümleri için düzenleme yapmıştır. Bunlar ihtiyati haciz Konkordato sermaye şirketlerinin yeniden yapılandırılması ve iptal davasıdır.
İhtiyati Haciz
İhtiyati hacze 2004 sayılı icra ve iflas kanununun 257. maddesinden 268. Maddesine kadar yer verilmiştir. İhtiyati haciz doğrudan alıcının elde edilmesine yönelik bir takip yolu değildir. Alıcı teminat altına almak için öngörülmüş geçici bir hukuki korumadır.
Konkordato çeşitli sebepler ile işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan bir borçlunun korunması için kabul edilmiştir. Eğer borçlunun mali durumu bozulursa ve zor duruma düşerse Borçlu borçlarına tam ve zamanı geldiğinde ödemek zorunda bırakılırsa borçlunun mevcut Malvarlığı borçlarına ödemek için yeterli olmayacaktır. İflasa tabi ise iflas edecektir. Veyahut önce davranmış olan alacaklılar alacaklarının alarak diğer alacaklıların alacaklarını hiç almamasına sebep olacaklardır. Bu durumdaki bir borçlu alacaklıları ile kanunda öngörülmüş olan şekilde anlaşma yapar ise alacaklıların kabul ettikleri şekilde veya oranda veyahut sürede borçlarına ödeyecek ve borçlarından kurtulacaktır. Konkordato Bir borçlunun kendi teklifi veya alacaklılardan birinin teklifi ile alacaklı olan kişilerin kanunda düzenlenmiş çoğunluk ile yapmış oldukları ve mahkemenin Tasdiki ile hüküm ifade eden bir anlaşmaya karşılık gelir. Bu hüküm ifade eden anlaşmaya göre alacaklı olan kişiler alacaklarının belirli oranda veyahut belirli bir zamanda veya borçlunun mal varlığını onlara terk etmesiyle ödenmesine kabul ederler. Bununla birlikte eğer borç yerine getirilirse borçlu bu anlaşmaya göre borçlarının tamamından kurtulmuş olur.
Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma sermaye şirketleri ile kooperatiflerin alacaklıları ile uzlaşarak mevcut borçlarına ve eğer gerekiyorsa yapısal organizasyonlarını yeni koşul için düzenlemek amacıyla faaliyetlerine devam etmelerinin sağlanmasıdır. Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma Konkordato ile birlikte düzenlenir. Ancak Konkordato ile uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma birlikte düzenlenmesine rağmen uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma konkordatonun bir türü değildir. Bununla birlikte uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma külli bir takip ve tasfiye usulü de değildir.
İptal Davası
Borçlu olan kişinin mallarının haczedilmesinden önce veya borçlu olan kişinin iflasından önce mal ve hakları üzerinde sahip olduğu tasarruf yetkisinin sınırlandırılması mümkün değildir. Bundan dolayı malları haciz edilecek olan kişi veya iflas edecek olan borçlu kişinin mallarını alacaklılardan kaçırmak için kötü niyetli veya şüpheli olan tasarruflar da bulunması mümkündür. Bu borçlu olan kişinin mallarının haciz işleminden önce veya iflastan önce alacaklı olan kişilerden mal kaçırmak için yapmış olduğu Kanun önünde bir takım şüpheli tasarrufların, bağışlamaların İptal ettirilebilmesi için bu işlemlerden dolayı zarar görmüş olan alacaklıların dava açma hakkına iptal davası denir.
İcra İflas Hukuku Davaları
- İtirazın iptali davası ve itirazın kaldırılması
- Kiralanan gayrimenkullerin tahliyesi
- Menfi tespit ve istirdat davaları
- İhtiyati haciz kararı alınması
- İstihkak davası
- İflas davası ve Konkordato
- Alacak davası
- Tasarrufun iptali davası
- Tahliye davası
- İhalenin feshi davası
- Kambiyo senedine özgü takiplere itiraz davası
- İmzaya itiraz davası
- İhtiyati haciz davası
- İlamlı icralarda İcranın geri bırakılması işlemleri
- Alacaklısının zarar uğratmak amacıyla mevcudunu eksilten borçlar hakkında açılacak davalar
- İflas ve konkordato işlerinde hususi menfaat eden kişiler hakkında açılan davalar
- Müflisin haklarını vermeyenler hakkında davalar
- Kiracılara yönelik cezai davalar
- Gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara dair davalar
- Çocuk teslimi emrine karşı gelenler hakkında açılan davalar
- Nafaka borcunu ödemeyenlere dair açılan davalar
Gayrimenkul, Arapça bir kelimedir ve Türkçeye Arapçadan geçmiştir. Gayrimenkul taşınması mümkün olmayan anlamına gelir. Yani gayrimenkul taşınmaz kelimesine karşılık gelir. Gayrimenkul bir eşya hukuku terimidir. Bu terim genellikle ekonomik bir terim olarak kullanılır. Gayrimenkul hukuku medeni hukuk kapsamı içerisindedir. Ev arsa daire apartman gibi taşınmazları kapsayan kurallar gayrimenkul hukukun ilgisindedir. Emlak alım satımı ile kiralama imar ve inşaat projelerinin kanuna uygun olup olmadığının denetlenmesi yapılacak işlemlerde gerekli izin ve ruhsatların alınması her türlü kira sözleşmelerinin düzenlenmesi gibi işlemler Gayrimenkul hukukuna dayanır. Gayrimenkulü hukukuna dair işlemler için gayrimenkul avukatları müvekkillerine danışmanlık avukatlık dava takibi hizmeti vermektedir. İzmir gayrimenkul avukatı hukuk büromuz da İzmir’de gayrimenkul davalarına uzman ekibiyle destek verir.
4721 sayılı Türk medeni kanunun İlgili hükümlerinde gayrimenkule dair düzenlemeler yer almaktadır. Gayrimenkul mülkiyetinin konusu kazanılması ve kaybı ile ilgili olarak düzenlemelerden bahsetmek mümkündür.
Gayrimenkul mülkiyetinin konusunu arazi, topu kütüğünde ayrı sayfayı kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar, kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler oluşturur.
Kişilerin vefatı ile miras bırakanın mirasçıları arasında mirasın paylaşılması söz konusu olur. Miras hukuku kişilerin ölümünden sonra ortaya çıkan mirasın kimlere ve nasıl geçeceğini düzenler. Miras ile birlikte miras hukukunda birçok sorunlar ortaya çıkar. Bu sorunla miras avukatı ilgilenir. Örneğin mirastan mal kaçırma, mirasta saklı pay ve mal paylaşımı tenkis davası miras hukukuna konu olan sorunlar arasındadır. Hukukumuzda miras hukukuna ilişkin birçok düzenlemeler yer almaktadır. Öncelikle anayasamızın 35. maddesinde herkesin mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu belirtilmiştir. Bu mülkiyet ve miras haklarının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlandırılabileceğine de değinilmiştir. Böylece haklar için koruma sağlanmıştır. 4721 sayılı Türk medeni kanunu da mirasa ilişkin hükümlere yer verir. Miras hukuku ile ilgili olan davalar ile miras avukatları ilgilenir. İzmir miras avukatı arayışınız için miras hukuku hukuk büromuza ulaşabilirsiniz.
İdare hukuku idare kavramı, idari teşkilat idari işlemler, kamu hizmeti, kolluk, kamu görevlileri, kamu malları, idarenin sorumluluğu gibi konuları içerisine alır.
İdare hukuku davalarına ise idare hukuku avukatı bakar.
İdare Nedir?
Genel olarak idare belirli bir amacın gerçekleştirilmesi için kurulmuş olan örgüttür. İdarenin özelliklerinden bahsetmek idareyi anlamayı kolaylaştırır. İdarenin amacı kamu yararının gerçekleştirilmesidir. Yani idare kamu yararı amacı güder. İdarenin kamu yararı amacını gerçekleştirebilmesi için İhtiyaç duyduğu şey kamu gücüdür. İdari kamu gücünü kullanarak kamu yararını yerine getirir. İdarenin konusunu kamu hizmetleri oluşturur. İdare kamu hizmetini yerine getir. İdare İşlemlerini idari işlemler ile yürütür. İdari işlemler süreklidir. İdare kendiliğinden harekete geçer. İdari kamu gücüne sahip olduğundan dolayı özel kişilere göre üstün konumdadır.
Tüketici, mesleki ve ticari olmayan amaçlarla mal ve hizmet alımı yapan gerçek ve tüzel (dernekler ve vakıflar) kişilerdir. Tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Dolayısıyla, tüketici mahkemeleri tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik her türlü uygulamadan kaynaklanan davalara bakmakla görevli hukuk mahkemesidir.
Sigorta hukuku, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmeleri ve bu sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükleri inceleyen, ticaret hukuku kapsamına giren bir özel hukuk dalıdır.
